7 Ocak 2017 Cumartesi

Karanlık

İçinde tarifi mümkün olmayan bir sıkıntı duyuyordu. Sebebini doğrudan gösteremezse de gördüğü rüyalardan farklı olarak bu sıkıntının nasıl başladığını biliyordu. Ona ithafen yazılan bir kaç paragraf onu yine kendi karanlığa götürmeyi başarmıştı. Peki neydi bu paragrafta yazılı olanlar? Özür ve pişmanlık içerikli gerçeği geç fark etmiş bir adamın yazdıklarından başka şey değildi? Zaten alışık değil miydi bu geri dönüş manzarasına neden ilk kez görürcesine bakıp düşünüyordu ki olan da olacak olan da belliydi. Onu asıl üzen neydi? Belki de onu bulmaya çalışıyor bu yüzden bu kadar üsteliyordu bilmiyordu ama bu sayede bir şeyler bilmeyi başarmıştı. Neden en çok ihtiyaç duyduğu anlarda yanında bulamıyordu kimseyi, neden o lanet olasılar en olmadık zamanlarda gitmiş onu karanlığa mahkum etmişlerdi? Kendi çabasıyla bulduğu aydınlığa ulaşmaya çalışırken niye bir gölge gibi sürekli peşindeydiler? Gölgeler ışıkta var olurdu bu doğruydu. Ne yani tüm karanlık boyunca yanındaydılar da o bunu aydınlığa kavuşunca mı hissetmişti? Palavra! Onlar hiç olmadı ve olmayacaklar buna alışmak kolay olmadı ama artık alışmıştı. Belki de artık yaptığı en iyi şey buydu. Yığınlar onu kendine iterken kendinden başka sığınacak yeri olmayan biri için nasıl bir istikamet olabilir ki? Canı çok yanıyordu gerçekten de insanın sol yanına ağırlık çökebiliyormuş. Bedene sığmayan ruh, acı içinde kıvranırken hafiflemek için bedene taşınmaktan başka bir şey yapmıyor, bedene yayılıp her hücrede etkisini gösteren o şey tanımlanamıyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder